<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İstanbulsever.com &#187; Eğitim</title>
	<atom:link href="http://www.istanbulsever.com/blog/egitim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.istanbulsever.com</link>
	<description>İstanbul'u sevenlerin yeni adresi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 24 Dec 2011 00:08:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.3</generator>
		<item>
		<title>İstanbul Üniversitesi Konuşuluyor.</title>
		<link>http://www.istanbulsever.com/istanbul-universitesi-konusuluyor/</link>
		<comments>http://www.istanbulsever.com/istanbul-universitesi-konusuluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jul 2011 17:43:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sefa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Üniverstesi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Üniverstesi Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbulsever.com/?p=2729</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye`nin en köklü üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi 2000`ni aşkın yazılı basın yayını analizleri esas alınarak yapılan araştırma sonucu üniversitelerle ilgili yayımlanan haber sıralamasında 8.444 haberle birinci sırada yer aldı. Sıralamada ikincilik ODTÜ (5.661) üçüncülük Ankara Üniversitesi`nin (5.485) oldu. Dünyanın En İyi 500 Üniversitesi sıralamasında 7 yıldır ilk 500`de yer alan tek Türk Üniversitesi olan İstanbul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye`nin en köklü üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi 2000`ni aşkın yazılı basın yayını analizleri esas alınarak yapılan araştırma sonucu üniversitelerle ilgili yayımlanan haber sıralamasında 8.444 haberle birinci sırada yer aldı. Sıralamada ikincilik ODTÜ (5.661) üçüncülük Ankara Üniversitesi`nin (5.485) oldu. Dünyanın En İyi 500 Üniversitesi sıralamasında 7 yıldır ilk 500`de yer alan tek Türk Üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi, bilimsel ve akademik çalışmalarıyla ülkemizi uluslararası yüksek öğretim alanında başarıyla temsil etmeye devam ediyor. Dünyanın 404. Üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi, 1 Ocak-30 Haziran 2011 tarihleri arasında ulusal basında adından en çok söz ettiren Üniversite oldu. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulsever.com/istanbul-universitesi-konusuluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başbakan Erdoğan Kocaeli&#8217;de e-posta adresini verdi</title>
		<link>http://www.istanbulsever.com/basbakan-erdogan-kocaelide-e-posta-adresini-verdi/</link>
		<comments>http://www.istanbulsever.com/basbakan-erdogan-kocaelide-e-posta-adresini-verdi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 23:29:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbulsever.com/?p=2152</guid>
		<description><![CDATA[Kocaeli Büyükşehir Belediyesi şehirdeki 26 bin 6. sınıf öğrencisine ücrestsiz diz üstü bilgisayar verdi. Düzenlenen törene Başbakan Erdoğan telekonferansla katıldı. Erdoğan yayında bir de sürpriz yaptı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bilgisayar kullanan öğrencilere seslenerek, &#8216;Oyun elbette hakkınız, ancak bilgisayarı bir oyun makinesi olarak görmeyeceğinize, bilgi ve becerilerinizi geliştirecek, eğitiminize destek olacak bir araç olarak onları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi şehirdeki 26 bin 6. sınıf öğrencisine ücrestsiz diz üstü bilgisayar verdi. Düzenlenen törene Başbakan Erdoğan telekonferansla katıldı. Erdoğan yayında bir de sürpriz yaptı.<span id="more-2152"></span></p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bilgisayar kullanan öğrencilere seslenerek, &#8216;Oyun elbette hakkınız, ancak bilgisayarı bir oyun makinesi olarak görmeyeceğinize, bilgi ve becerilerinizi geliştirecek, eğitiminize destek olacak bir araç olarak onları en iyi şekilde değerlendireceğinize inanıyorum&#8217; dedi.</p>
<p>Başbakan Erdoğan, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin &#8216;Bilgisayarı Olmayan Kalmasın Projesi&#8217; kapsamında düzenlenen bilgisayar dağıtım etkinliğine video konferans ile katıldı.</p>
<p>Başbakanlık Resmi Konutu&#8217;ndan törenin yapıldığı salona bağlanan Erdoğan, öğrencilere seslendi.</p>
<p>Başbakan Erdoğan, konuşmasının başında törene katılan öğrencileri, öğretmenleri ve katılımcıları sevgi ve saygıyla selamladı.</p>
<p><strong>Ankara&#8217;dan öğrencileri gözlerinden öptüğünü ifade eden Erdoğan şunları kaydetti:</strong></p>
<p>&#8216;Böyle bir heyecanı bana ve oradaki öğrencilerimize yaşattıkları için başta Kocaeli Büyükşehir belediyemiz olmak üzere tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Kocaeli Büyükşehir belediyemiz, 29 Mart seçimleri öncesinde Kocaeli&#8217;ndeki ilköğretim okulu öğrencilerimizin 5 yıl içerisinde bilgisayar sahibi olacağı taahhüdünde bulunmuştu. Bugün bu taahhüdün gerçekleşiyor olmasından dolayı büyük bir memnuniyet duyduğumu da ifade etmek istiyorum.</p>
<p>Beş yılda 130 bin dizüstü bilgisayar dağıtılacak olması, nereden bakarsanız bakın büyük bir olaydır, büyük bir hizmettir. Umut verici, heyecan verici bir adımdır.</p>
<p>Hepinizin bildiği gibi hükümet olarak yedi yıl boyunca eğitimi en önemli hizmet alanı olarak gördük ve eğitim sistemimizi güçlendirmek için tarihi nitelikte adımlar attık. Bizim iktidarımız döneminde bütçeden en fazla pay milli eğitime ayrıldı. Yedi yılda 133 bin yeni derslik inşa ettik. Öğrencilerimize kitapları ücretsiz olarak dağıttık. Okullarımıza 731 bin bilgisayar gönderdik. Türkiye genelinde 8 ve daha fazla dersliği olan her okulumuza olmak üzere tam 29 bin 428 bilişim teknolojisi sınıfı kurduk.&#8217;</p>
<p><strong>&#8216;BENDEN PARA VE OYUNCAK DEĞİL, DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR İSTİYORLAR&#8217;</strong></p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 63 yeni üniversite kurduklarını ve artık Türkiye&#8217;de üniversitesi olmayan ilin kalmadığına dikkati çekerek, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>&#8216;Eğitim noktasında hiçbir harcamadan kaçınmadık, kaçınmıyoruz. Şunu büyük bir memnuniyetle söylemek istiyorum. Bugün artık ülkemin hangi şehrine gidersem gideyim çocuklar benden dizüstü bilgisayar istiyorlar. Dikkat ediniz, artık para istemiyorlar, oyuncak istemiyorlar, dizüstü bilgisayar istiyorlar.</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir belediyemizin tüm yerel yönetimlere de örnek olacak şekilde eğitim seferberliğine destek olması bu yönden de takdire şayandır.</p>
<p>Sevgili öğrenciler, bilgisayarlarınızın hayırlı olmasını diliyorum. Güle güle kullanın. Oyun elbette hakkınız, ancak bilgisayarı bir oyun makinesi olarak görmeyeceğinize, bilgi ve becerilerinizi geliştirecek, eğitiminize destek olacak bir araç olarak onları en iyi şekilde değerlendireceğinize inanıyorum.</p>
<p>Bilgisayar yerinde kullanılmadığında maalesef çocuklar için faydadan çok zarar getirebiliyor. Öğretmenlerinizin de yönlendirmesiyle bilgisayarlarınızı faydalı bir bilgi kutusuna dönüştüreceğinizden eminim. Şunu da unutmayın. Bilgisayar sizi sokaktan, sokak oyunlarından, arkadaşlarınızla diyalogdan alıkoymasın. Bilgisayar dikkat edin sizi evlerinize hapsetmesin, bilgisayar sizi ailenizden, okulunuzdan, arkadaşlarınızdan ve eğitimden uzak tutmasın. Bilinçli bir şekilde kullandığınızda bilgisayar hayatınızı kolaylaştıracak, öğrenmenizi destekleyecek başarınıza katkı sağlayacaktır.&#8217;</p>
<p><strong>&#8216;YENİ YIL BARIŞ, KARDEŞLİK YILI OLSUN&#8217;</strong></p>
<p>Kocaeli&#8217;nin zeki öğrencilerinin, bilgisayarı en yararlı şekilde kullanacaklarına inandığını vurgulayan Erdoğan, öğrencileri eğitim imkanları bakımından en iyiyi, en güzeli ve en gelişmiş teknolojiyi fazlasıyla hak ettiklerini söyledi.</p>
<p>Başbakan Erdoğan, genç bir nüfusu olan Türkiye&#8217;nin hızlı bir şekilde kalkındığını ifade ederek, Türkiye&#8217;nin, dünya ülkeleri arasında güçlü ekonomisiyle, güçlü dış politikasıyla ağırlıklı bir yer edindiğine dikkati çekti.</p>
<p><strong>ERDOĞAN&#8217;IN AÇIKLADIĞI E-POSTA ADRESİ</strong></p>
<p>Gençleri en iyi şekilde hazırlamanın görevleri olduğunu belirten Erdoğan, geleceğin büyük Türkiye&#8217;sine eğitimli, birikimli ve donanımlı girmek için gençlerin de çok gayret sarf etmeleri gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8216;Sevgili öğrenciler, sizlerden bir de isteğim var. Bilgisayarlarınızdan internete bağlandığınızda bana elektronik posta göndermenizi ve duygularınızı benimle paylaşmanızı sizden rica ediyorum. Benim elektronik posta adresim <strong>&#8216;bimer@basbakanlik.gov.tr&#8217;.</strong></p>
<p>Bu projeyi hayata geçiren Kocaeli Büyükşehir belediyemize, katkı ve destek veren tüm kuruluşlara ve şahıslara teşekkür ediyorum. Bu arada belediyemizden bir ricam daha var. Başlattığınız bir çalışmayı hızlandırarak devam ettirmenizi istiyorum. Bütün ilköğretim ve orta öğretim okullarında, bahçesi müsait olanlarda çok amaçlı spor salonları, kapalı spor salonları yapmanızı özellikle rica ediyorum. Bunun, hafta içi çocuklar, hafta sonunda da aileler için kullanılmasını özellikle rica ediyorum.&#8217;</p>
<p>Başbakan Erdoğan, öğrencilere, bilgisayarlarının hayırlı olmasını dileyerek, öğrencilerin yeni yıllarını da kutladı. Erdoğan, &#8216;Yeni yılınızın başarılarla dolu olmasını diliyorum. Barış, kardeşlik yılı olmasını diliyorum&#8217; dedi.</p>
<p>Erdoğan, konuşmasının ardından Kocaeli&#8217;nde bulunan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu&#8217;ya teşekkür etti.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulsever.com/basbakan-erdogan-kocaelide-e-posta-adresini-verdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul çocukları ilkkez deniz gördüler</title>
		<link>http://www.istanbulsever.com/istanbul-cocuklari-ilkkez-deniz-gorduler/</link>
		<comments>http://www.istanbulsever.com/istanbul-cocuklari-ilkkez-deniz-gorduler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 22:51:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbulsever.com/?p=2046</guid>
		<description><![CDATA[Yapılan bir araştırmada Esenler’de oturan çocukların yüzde 40’ının denizi görmediği gerçeğini öğrenen Esenler Belediyesi, &#8216;Boğaza Merhaba&#8217; sloganıyla Esenler&#8217;de yaşayan 10 bin çocuğu denizle tanıştırıyor. Esenler Belediyesi’nin 10 bin öğrenciyi kapsayan Boğaziçi gezisi dün ilk sferiyle başladı. Yapılan bir araştırmada Esenler’de oturan çocukların yüzde 40’ının denizi görmediği gerçeğini öğrenen Esenler Belediyesi hemen harekete geçti ve, “Boğaza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan bir araştırmada Esenler’de oturan çocukların yüzde 40’ının denizi görmediği gerçeğini öğrenen Esenler Belediyesi, &#8216;Boğaza Merhaba&#8217; sloganıyla Esenler&#8217;de yaşayan 10 bin çocuğu denizle tanıştırıyor.<br />
Esenler Belediyesi’nin 10 bin öğrenciyi kapsayan Boğaziçi gezisi dün ilk sferiyle başladı.<span id="more-2046"></span></p>
<p>Yapılan bir araştırmada Esenler’de oturan çocukların yüzde 40’ının denizi görmediği gerçeğini öğrenen Esenler Belediyesi hemen harekete geçti ve, “Boğaza Merhaba” sloganıyla öğrenciler için Boğaziçi gezisi düzenlemeye başladı. 10 hafta sürecek gezilerin ilki bin öğrenciyle gerçekleştirildi.</p>
<p>Boğaziçi’nin tarihi ve doğal güzelliklerini, denizin masmavi köpüklü sularını ve yüzlerce martıyı ilk defa bu kadar yakından gören çocuklar hayranlıklarını gizleyemediler ve mutluluklarını, “Sanki rüyadayız” diye ifade ettiler. Geziye katılan Esenler Belediye Başkanı M. Teyfik Göksu, “İstanbul’u güzellikleri ve deniziyle yaşamak için düzenlediğimiz bu geziler” sürecek dedi.</p>
<p>İstanbul’daki sosyal hayatı konu alan bir araştırmaya göre; denizi yakından hiç görmeyen insanların en çok oturduğu ilçenin Esenler olduğu ortaya çıktı.</p>
<p><img class="size-full wp-image-2048 alignleft" title="401320091220032149311" src="http://www.istanbulsever.com/wp-content/uploads/2009/12/401320091220032149311.jpg" alt="401320091220032149311" width="540" height="326" />Araştırma, Esenler’de oturan ilköğretim çağındaki çocukların yüzde 40’ının denizi hiç yakından görmediğini ortaya koydu. Denize uzaklığı 5 kilometre mesafede olmasına rağmen Esenler’in böyle bir acı gerçekle karşı karşıya olmasından hareket eden Esenler Belediyesi, öncelikli olarak öğrencileri denizle buluşturmaya karar verdi. “Boğaza Merhaba” sloganıyla yürütülen kampanyayla 10 hafta boyunca toplam 10 bin öğrenci, bir rehber nezaretinde vapurla Boğaziçi gezisi yapmaya başladı.</p>
<p><strong>İlk tur yapıldı</strong></p>
<p>İlk olarak Esenler’in en eski ve kalabalık okullarından birisi olan Nenehatun Mahallesi’ndeki Ressam Şevket Dağ İlköğretim Okulu öğrencileri Boğaziçi ile tanıştılar. Sabah saat 10.00’da öğretmenleri nezaretinde otobüslerle okullarının önünden alınan yaklaşık bin öğrenci, Kabataş İskelesi’ne götürüldü. Burada İDO’ya ait Aydın Güler Vapuru’na binen öğrenciler, büyük bir heyecanla ve hayranlık içinde ilk Boğaziçi gezisine çıktılar. Hareketten sonra öğrencilere hitaben kısa bir konuşma yapan Esenler Belediye Başkanı M. Teyfik Göksu, “Bir çoğunuz için bu ilk Boğaziçi gezisi. Heyecan ve sevincinizi çok iyi anlıyorum. İstanbul’da ve de İstanbul’un en merkez ilçelerinden birisinde yaşayıp da bu şehrin güzelliklerini, denizini görememeniz bizleri çok üzdü. İnşallah bundan sonra İstanbul’u güzellikleri ve deniziyle yaşamak için düzenlediğimiz bu geziler sürecek. 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Projesi kapsamında Esenlerli vatandaşlarımızı, İstanbul’un tarihi, kültürü ve doğasıyla buluşturan gezilerimiz devam edecek” dedi.</p>
<p>Rehber Süleyman Zeki Bağlan’ın anlatımıyla Boğaziçi’ni ve Boğaziçi’nde bulunan tarihi ve kültürel değerleri büyük bir ilgi ile takip eden öğrencilerin mutlulukları gözlerinden okunuyordu. Öğrenciler, gerek Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün altından geçerken, gerekse Dolmabahçe Sarayı, Rumeli Hisarı gibi Türk tarihinin simge mekanlarına yaklaşınca hatıra fotoğrafı ve kamera çekimi yarışına girdiler. Atılan ekmek sebebiyle gezi boyunca vapuru takip eden yüzlerce martının kendilerine eşlik etmesi, dev kuru yük gemileri ve tankerler başta olmak üzere tüm deniz araçları, masmavi köpüklü deniz suyu öğrencilerin objektiflerine takılan ve yakalamak istedikleri hatıra kareleri oldu.</p>
<p><img class="size-full wp-image-2050 alignleft" title="987020091220032155380" src="http://www.istanbulsever.com/wp-content/uploads/2009/12/987020091220032155380.jpg" alt="987020091220032155380" width="540" height="326" />Esenler Belediye Başkanı M. Teyfik Gkösu, gezi boyunca vapur içinde bölüm bölüm öğrencileri ziyaret ederek gezi hakkında değerlendirme aldı. Öğrenciler, Esenler Belediye Başkanı M. Teyfik Göksu’ya teşekkür ederek çiçek takdim ettiler. Milli Eğitim Bakanlığı’nın İlköğretim Okulları İçin 100 Temel Eser arasında yer alan bazı kitaplar ile birlikte kendilerine andviç ve meyve suyu da ikram edilen öğrenciler, geziden son derece memnun kaldıklarını belirtip Başkan Göksu’ya teşekkür ettiler.</p>
<p><strong>Sanki rüyadayım</strong></p>
<p>Boğaziçi gezisine katılan öğrencilerin tamamına yakınının böyle bir geziye ilk defa katılmaları ve denizi ilk defa bu kadar yakından görmeleri, ilginç değerlendirmelere sebep oldu. Öğrencilerden bazılarının gezi ile ilgili düşünceleri özetle şöyle:</p>
<p><strong>Çiğdem Keskin (11 yaşında):</strong> Martılara, denize ilk defa bu kadar yakın oldum. Boğaziçi’ni vapurla ilk kez geziyorum. Unutamayacağım bir gün.</p>
<p><strong>Büşra Yağız (9 yaşında):</strong> Hep filmlerden ve haberlerde televizyondan gördüğüm bir yer. Boğaz köprülerinin altından geçmek bana çok heyecan verdi. Uzaktan bakınca gemiler küçücük görünüyordu, içeri girince bizim okul gibiymiş.</p>
<p><strong>Muhammed Ala (12 yaşında):</strong> Benim en çok Rumeli Hisarı dikkatimi çekti. Orayı bir filmde görmüştüm ama burada olduğunu bilmiyordum. Martıları da çok sevdim.</p>
<p><strong>Gülsüm Canyakar (14 yaşında):</strong> Benim için çok anlamlı bir gün oldu. Bir an kendimi rüyada gibi hissettim. Boğaziçi’nin güzellikleri gerçekten insanı büyülüyor. Saraylar, yalılar, köşkler, gemiler ve kıvrım kıvrım bir Boğaziçi Harika</p>
<p><strong>Ezgi Aktaş (8 yaşında):</strong> Denizin ortasında korkmadan küçük tekneleri ile balık tutan amcalar, sürekli vapurumuzun yanında uçan ve attığımız her ekmek parçasında suya dalan martılar beni çok etkiledi. Bu güzelliklere bu kadar yakından ilk defa şahit oluyorum.</p>
<p><strong>Beyza Boğat (13 yaşında):</strong> Öğretmenimiz Boğaziçi gezisini söylediğinde çok heyecanlanmıştım. Bugün buradaki eşsiz güzellikleri görünce heyecanlanmakta haklı olduğumu gördüm. Okul arkadaşlarımla birlikte hatıralarımdan silinmeyecek çok güzel bir gezi oldu.</p>
<p>Yaklaşık 2 saat süren ve Esenler Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Çetinkaya, Esenler Belediyesi Genel Koordinatörü Mehmet Çelik, Esenler İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürbüz Akbulut, Esenler Belediyesi Kültür Müdürü Aziz Kekeç ve bazı okul müdürlerinin katıldığı “Boğaza Merhaba” gezilerinin ilki, başladığo nokta olan Kabataş Vapur İskelesi’nde sona erdi. Yaklaşık 10 bin öğrencinin gezdirileceği “Boğaza Merhaba” turları 10 hafta boyunca devam edecek.</p>
<p>www.cafesiyaset.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulsever.com/istanbul-cocuklari-ilkkez-deniz-gorduler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;da Graffiti modası</title>
		<link>http://www.istanbulsever.com/istanbulda-graffiti-modasi/</link>
		<comments>http://www.istanbulsever.com/istanbulda-graffiti-modasi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 10:38:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbulsever.com/?p=1959</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul&#8217;da Galata, Karaköy, Cihangir civarında gezip de sarı yumrukları görmeyen yoktur. Kepenklerden duvarlara, çatılardan köprü altlarına, çöp kutularından bacalara birçok yerde karşınıza çıkıyor bu yumruklar. Altında hep aynı imza var: Murat Tokay&#8217;ın haberi Duvarlarda gördüğümüz sarı yumruklar da neyin nesi? İstanbul caddelerinde gezerken rastladığımız bu resimler, graffiti örnekleri. Graffiti, duvara resim yapma sanatı demek. Sarı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul&#8217;da Galata, Karaköy, Cihangir civarında gezip de sarı yumrukları görmeyen yoktur. Kepenklerden duvarlara, çatılardan köprü altlarına, çöp kutularından bacalara birçok yerde karşınıza çıkıyor bu yumruklar. Altında hep aynı imza var:<span id="more-1959"></span><br />
Murat Tokay&#8217;ın haberi</p>
<p>Duvarlarda gördüğümüz sarı yumruklar da neyin nesi? İstanbul caddelerinde gezerken rastladığımız bu resimler, graffiti örnekleri.<br />
Graffiti, duvara resim yapma sanatı demek. Sarı yumruklar Erasmus öğrenci değişim programı kapsamında Türkiye&#8217;ye gelen Matthias Wermke, nam-ı diğer Kripoe tarafından yapılmış.</p>
<p><img class="size-full wp-image-1961 alignleft" title="kripoe02" src="http://www.istanbulsever.com/wp-content/uploads/2009/12/kripoe02.jpg" alt="kripoe02" width="440" height="380" />Kripoe, Berlin&#8217;de Küçük İstanbul olarak adlandırılan Kreuzberg&#8217;de büyümüş ve Graffiti&#8217;yi buradaki Türk gençlerinden öğrenmiş. O, duvar boyama sanatını gençliğinin ve kimliğinin bir parçası olarak görüyor.</p>
<p>İstanbul&#8217;da Galata, Karaköy, Cihangir civarında gezip de sarı yumrukları görmeyen yoktur. Kepenklerden duvarlara, çatılardan köprü altlarına, çöp kutularından bacalara birçok yerde karşınıza çıkıyor bu yumruklar.</p>
<p>İnternet ortamında da hızla yayılan bu resimlerin altında hep aynı imza var: Kripoe. Mayıs ayının ilk günlerinde görülmeye başlayan bu resimler, kepenklerin kapalı olduğu sabah saatlerinde bir görsel şölen sunuyor.</p>
<p>Yumruklar kimi zaman tek başına, kimi zaman ikili üçlü gruplar halinde resmedilmiş. Bazen bir melek kanadıyla sarılmış, bazen bir patenin içinde&#8230;</p>
<p>Çoğunluk ipin ucunda sallanıyorlar. Bir de sarı yumruklara eşlik açılmış bakan gözler var, görenleri kendisine hayran bırakıyor. O kadar ki Facebook ortamında &#8220;Azimli Alman Kripoe Bizim Eve de Sarı Yumruk Yapsın!&#8221; isimli grup bile kurulmuş.</p>
<p>Bu graffiti resimlerin sahibi Kripoe hakkında pek fazla bir malumat yok. Adı Matthias Wermke (30). Berlin&#8217;de yaşıyor. Halen Almanya Güzel Sanatlar Akademisi öğrencisi.<br />
ERASMUS öğrenci değişim programıyla geldiği Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi&#8217;nde on ay eğitim gördü. Wermke, duvarları da bu sürede boyamış.</p>
<p><img class="size-full wp-image-1962 alignleft" title="412120091218095215797" src="http://www.istanbulsever.com/wp-content/uploads/2009/12/412120091218095215797.jpg" alt="412120091218095215797" width="272" height="204" />Graffiti sanatçıları daha çok isimleri ile değil de imzaları ile bilinip tanınıyor. Kripoe hakkında fazla bilgiye ulaşılamamasının nedenlerinden biri de bu.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde ilk sayısını yayınlayan Bosphorus Graffiti Magazine dergisi Kripoe&#8217;nun bir yazısına yer verdi. Kripoe, Berlin&#8217;de Küçük İstanbul olarak adlandırılan Kreuzberg&#8217;de büyümüş.</p>
<p>Graffiti&#8217;yi buradaki Türk gençlerinden öğren öğrenen Kripoe, &#8220;Ben Kreuzberg&#8217;de ilk dönerimi yedim ve ilk ayranımı içtim. İlk kez Türk gençleriyle konuştum ve başarılı boyacıları Hallesches Tor&#8217;da boyarken izleyerek onlardan graffitiyi öğrendim.&#8221; diyor.</p>
<p>Graffitiyi gençliğinin ve kimliğinin bir parçası olarak gören Kripoe, İstanbul&#8217;daki sarı yumruklarla ilgili şunları söylüyor: &#8220;Umuyorum ki İstanbullu gençler de benim resimlerime bakıp imrenirler.</p>
<p>Eğer ki insanlar resimlerimle motive olup faaliyette bulunurlar ve kendi şehirlerine yaratıcı bir şekil de verirlerse çok mutlu olurum.&#8221;</p>
<p>Kripoe, İstanbul&#8217;a gelmek fikrine yakın çevresinin ve ailesinin &#8220;Elini keserler&#8221;, &#8220;Müebbet hapse girersin&#8221; şeklinde yorumlar yaptığını söylüyor.<br />
Ama o İstanbul&#8217;a gelmekten ve bu resimleri yapmaktan çok memnun kalmış: &#8220;İnsanlar beni boyarken gördüklerinde yaptığımın ne anlama geldiğini sordular.</p>
<p>Bazıları iltifat etti. Aynısını denemek için boya fiyatını soran da oluyordu. Polisin sert tutumuna karşı beni uyaranlar da oldu. Birkaç sefer de beni görünce dövmek için bağırarak koşan Türklerden kaçmak zorunda kaldım.&#8221;<br />
***<br />
<strong>Graffiti nedir?</strong></p>
<p>Graffiti duvara resim yapma sanatı. Hip hop kültürünün bir parçası. Çıkışını Almanya&#8217;da gerçekleştirmiş. Bu işin pirleri Berlin ve Münihli graffiti sanatçıları (writer) kabul ediliyor.</p>
<p>Graffiti kültüründe &#8220;halka açık alanda yapılmış yasal olmayan işlere&#8221; genel olarak &#8220;bombing/bombalama&#8221; deniyor. Graffiti dilinde sarı yumruklar duvarda patlamış bir bomba aslında.</p>
<p>Graffiti izinsiz yapılırsa yasa dışı kabul ediliyor. Türkiye&#8217;ye de hip hop müziğin yaygınlaşmaya başladığı 1990&#8242;lı yıllarda kendine yer buldu.<br />
Zaman Cuma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulsever.com/istanbulda-graffiti-modasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Danıştay&#8217;ın katsayı itirazı red gerekçesi</title>
		<link>http://www.istanbulsever.com/danistayin-katsayi-itirazi-red-gerekcesi/</link>
		<comments>http://www.istanbulsever.com/danistayin-katsayi-itirazi-red-gerekcesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 22:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbulsever.com/?p=1898</guid>
		<description><![CDATA[Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, YÖK&#8217;ün katsayı kararına yaptığı itirazının reddine ilişkin kararının gerekçesi açıklandı. Uzunca anlatılan gerekçede İmam Hatip liseleri ile ilgili ayrıntı dikkat çekti. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, YÖK&#8217;ün katsayı kararına yaptığı itirazın reddine ilişkin kararının gerekçesinde, idarenin katsayı konusunda yapacağı düzenlemede ölçülülük ilkesini dikkate alması gerektiği belirtilerek, &#8221;Ölçülülük ilkesi dikkate alınarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, YÖK&#8217;ün katsayı kararına yaptığı itirazının reddine ilişkin kararının gerekçesi açıklandı. Uzunca anlatılan gerekçede İmam Hatip liseleri ile ilgili ayrıntı dikkat çekti.<span id="more-1898"></span><br />
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, YÖK&#8217;ün katsayı kararına yaptığı itirazın reddine ilişkin kararının gerekçesinde, idarenin katsayı konusunda yapacağı düzenlemede ölçülülük ilkesini dikkate alması gerektiği belirtilerek, &#8221;Ölçülülük ilkesi dikkate alınarak belirlenecek olan katsayı, temel ilkeleri açıklanan eğitim sisteminin örgütleniş biçimindeki bütünlüğü bozmamalı, alan/bölüm, mesleki eğitim, genel lise eğitimi gibi ayrımları ve yargı kararlarını geçersiz kılacak nitelikte olmamalıdır&#8221; denildi.</p>
<p>Kurul&#8217;un 1&#8242;e karşı 28 üyenin oyuyla aldığı kararın gerekçesinde, davayı açan İstanbul Barosunun dava açma ehliyetinin bulunduğu ayrıntılı örneklerle belirtildi.</p>
<p>Gerekçede, mesleki-teknik liseden mezun olan kişilerin üniversiteye girebilmelerinin, yasanın bir gereği olduğu vurgulanarak, şöyle denildi:</p>
<p>&#8221;Değinilen lise mezunlarına genel lise mezunlarıyla girdikleri sınavda farklı katsayı uygulanması, yapılan açıklamalar karşısında hukuka uygun ise de bu farklılığın ölçülü (idari işlemden beklenen amaç ile kullanılan araç arasında adil bir denge) olması gerektiğinde de kuşku bulunmamaktadır. İdare bu konuda yapacağı düzenlemede ölçülülük ilkesini dikkate almalıdır. Ölçülülük ilkesi dikkate alınarak belirlenecek olan katsayı, temel ilkeleri açıklanan eğitim sisteminin örgütleniş biçimindeki bütünlüğü bozmamalı, alan/bölüm, mesleki eğitim, genel lise eğitimi gibi ayrımları ve yargı kararlarını geçersiz kılacak nitelikte olmamalıdır.</p>
<p>Danıştay kararları, AİHM&#8217;nin anılan kararı ve belirtilen Anayasal ve yasal durum karşısında, farklı okul ve alana yönlendirilen bireylere üniversiteye giriş sınavında farklı katsayı uygulanmasının ulusal hukuka ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olmadığı açıktır.&#8221;</p>
<p>Danıştay 8. Dairesi, İstanbul Barosu&#8217;nun açtığı davada, YÖK&#8217;ün 21 Temmuz 2009 tarihli kararının 3, 4 ve 5. maddelerinin yürütmesini oy birliğiyle durdurmuştu.</p>
<p>YÖK de 8. Daire&#8217;nin bu kararına itiraz ederek, kararın kaldırılmasını istemişti.</p>
<p>Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, bugünkü toplantısında itirazı reddetmişti.</p>
<p><strong>KARARIN AYRINTILI GEREKÇESİ</strong></p>
<p>Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun YÖK&#8217;ün katsayı kararına yaptığı itirazın reddine ilişkin kararının gerekçesinde, Danıştay&#8217;ın daha önceki kararlarında, &#8221;YÖK&#8217;ün katsayı belirlemede yetkili organ olarak belirlendiği&#8221; belirtilirken, &#8221;YÖK&#8217;ün katsayı belirlemede yetkili organ olduğunun saptanmasının, bu idari merci tarafından tesis edilen düzenleyici işlemin, idari işlemlerin belirtilen diğer unsurları yönünden de hukuka uygun olduğu sonucunu yaratmayacağı açıktır&#8221; denildi.</p>
<p>Davayı açan İstanbul Barosunun dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı tartışmalarının ayrıntılı örneklerle irdelendiği ve bir iptal davasının açılabilmesi için gerekli koşulların belirtildiği gerekçede, davalı idare YÖK&#8217;ün itirazı göz önüne alındığında &#8221;menfaat ihlalinin şahsiliği&#8221; üzerinde durulmasının zorunlu görüldüğü ifade edildi.</p>
<p>Gerekçede, Prof. Dr. Ragıp Sarıca&#8217;nın 1949 yılında basılmış &#8221;İdari Kaza&#8221; adlı kitabında, &#8221;Karar bizzat davacı hakkında alınmamakla beraber ona dolayısıyla tesir ettiği takdirde, yine iptal davasına konu olabilir&#8221; denilmek suretiyle menfaatin şahsiliği kuralının tanımlandığı, öğretideki açıklamaların da bugüne kadar bu değerlendirme yönünde devam ettiği belirtildi.</p>
<p>Kişisel menfaat ihlaline ilişkin Danıştay&#8217;ın kararlarına bakıldığında, olayın özelliğine göre farklılıklar gösterdiğinin gözlemlendiği vurgulanan gerekçede, bir idari faaliyet ile dava açma ciddiyetini sağlamaya yetecek ölçüde muhatap olup, menfaat ilgisini kuran kişi ve kuruluşların, söz konusu faaliyetle ilgili idari işlemlerin iptali istemiyle dava açabileceklerine işaret edildi.</p>
<p><strong>BAROLARIN KONUMU DİĞER MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN FARKLI</strong></p>
<p>Davacı Baro olduğu için kişisel menfaat ihlali kavramının Barolar yönünden değerlendirildiği gerekçede, 1136 sayılı Avukatlık Yasası&#8217;nda 2001&#8242;de yapılan değişiklikten sonra Baroların, &#8221;mesleki bir örgüt olmanın ötesinde hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak gibi bir işlev yüklenmesi nedeniyle diğer meslek örgütlerinden farklı bir konuma sahip oldukları&#8221; vurgulandı.</p>
<p>Diyarbakır Barosu Başkanlığının, &#8221;Radyo ve Televizyon Yayınlarının Dili Hakkında Yönetmelik&#8221;in bazı maddelerinin iptali istemiyle açtığı davanın ehliyet yönünden reddedildiği ve bu kararın Kurul tarafından da onandığı anımsatılan gerekçede, &#8221;Baronun menfaati, yasa değişikliğinden önceki kararlar gibi yorumlanmış ise de süreç içinde yasal değişiklik Danıştay kararlarına yansımış ve Baro Başkanlıkları tarafından açılan davalarda Barolar açısından menfaat ilgisi daha geniş yorumlanmıştır&#8221; denildi.</p>
<p><strong>&#8221;DAVA KONUSU KARAR KAMU YARARI İLE İLGİLİ&#8221;</strong></p>
<p>Ayrıca, Balıkesir, İzmir, Bursa, İstanbul ve Diyarbakır barolarının açtıkları başka davalarda, baroların dava açma ehliyetlerinin bulunduğuna karar verildiğe dikkat çekilen  gerekçede, şu hususlara yer verildi:</p>
<p>&#8221;Avukatlık Yasası&#8217;nda yapılan değişiklikten sonra açılan davalarda, dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptanırken, iptal davasının genel amacının yanı sıra dava konusu idari işlemin niteliği, bu işlemin hukukun üstünlüğünü, hukuk devleti ilkesini etkileyip etkilemediği, genel kamu yararı, Anayasa ile koruma altına alınan eşitlik, kişinin dokunulmazlığı, özel hayatın gizliliği, kanunsuz suç ve ceza olamayacağı gibi temel insan haklarının ihlal edilip etmediğine ve yargı kararlarının uygulanmaması veya geçersiz kılınması gibi hukuk devleti ilkesini zedeleyen bir durumun söz konusu olup olmadığına bakılarak menfaat ilgisinin olaya özgü, ancak daha geniş yorumlandığı görülmektedir.&#8221;</p>
<p>Gerekçede, dava konusu karar ile yükseköğretime girişte bir sistemin getirildiği ve bu düzenlemeyle ülkenin eğitim sisteminin bütününün etkilendiği ifade edildi.</p>
<p>&#8221;Dava konusu kararın bu özelliği nedeniyle genel kamu yararı ile ilgili bulunduğu açıktır&#8221; denilen gerekçede, davacının dava konusu kararla menfaat ilgisinin bulunduğuna, Danıştay 2. Dairesi Üyesi Yüksel Öztürk&#8217;ün, &#8221;Baro Başkanlığı&#8217;nın dava açma ehliyetinin bulunmadığı&#8221; yolundaki oyuna karşılık oy çokluğu ile karar verilip istemin esastan incelemesine geçildiği belirtildi.</p>
<p><strong>DAHA ÖNCE AÇILAN DAVALAR</strong></p>
<p>YÖK kararının 3. maddesinde, &#8221;Yerleştirme puanlarının hesaplanmasında AOBP&#8217;nın 0,15 katsayı ile çarpılacağı, 4. maddesinde, adaylardan öğretmen lisesi veya meslek lisesi mezunu olanların kendi alanlarındaki programları tercih etmeleri halinde AOBP&#8217;nın 0,06 ek katsayı ile çarpımı sonucunda bulunan değerin, 3. maddeye göre hesaplanan yerleştirme puanına ekleneceği, 5. maddesinde de, meslek lisesi mezunu adayların ek puanla girebildikleri kendi alanlarındaki her program için bir LYS puanı türünün yanı sıra bir de YGS puan türü belirleneceği, meslek lisesi mezunu olup olmadığına bakılmaksızın adayların bu programlara yerleştirilmesinde bu iki türden puanların büyük olanının esas alınacağı&#8221; düzenlemesine yer verildiği hatırlatıldı.</p>
<p>Gerekçede, bu düzenlemeyle öğrencilerin öğrenim gördükleri okul ve alanlara göre bir ayrıma gidilmeyerek sınav puanının belirlenmesinde herkese eşit katsayı uygulanmasının öngörüldüğü ve bu suretle 1999 yılından bu yana uygulanan sistemden vazgeçildiği ifade edildi.</p>
<p>Düzenlemenin dayanağı 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu&#8217;nun 45. maddesinde 17 Ağustos 1983 tarihli ve 2880 sayılı Yasa&#8217;nın 26. maddesiyle yapılan değişiklikle meslek lisesi mezunlarına alanlarıyla ilgili yükseköğretim kurumlarını tercih etmeleri halinde ek puan verilmesi uygulamasının getirildiği belirtildi.</p>
<p>YÖK&#8217;ün 30 Temmuz 1998 günlü kararıyla tek aşamalı sınav uygulamasına geçildiği ve yine aynı kararla, sözel, sayısal ve eşit ağırlıklı ortaöğretim başarı puanlarının hesaplanmasında farklı katsayı uygulamasına başlandığı ifade edilen gerekçede, Yükseköğretim Kurulu&#8217;nun bu kararına karşı Danıştay 8. Dairesinde bir çok dava açıldığı ve Dairece verilen ret kararlarının Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu&#8217;nca onandığı hatırlatıldı.</p>
<p><strong>YÖK&#8217;ÜN KATSAYI BELİRLEMEDE YETKİLİ ORGAN OLDUĞUNUN SAPTANMASI</strong></p>
<p>İmam Hatip Lisesi mezunu olan bir davacı tarafından açılan davadan örnek verilen gerekçede, Danıştay 8. Dairesinin 11 Şubat 2002 günlü kararıyla, düzenlemenin öğrencilerin kendi ilgi, bilgi ve yeteneklerine göre yeni bir eğitimin yaşama geçirilmesi yoluna gidildiği, getirilen düzenlemenin eğitim ilkelerinin öngördüğü amaca ve kamu yararına aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve bu kararın temyiz incelemesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu&#8217;nun 2004 tarihli kararı ile onandığı belirtildi.</p>
<p>Gerekçede, yine meslek lisesi mezunu olan bir davacı tarafından açılan davanın da aynı gerekçelerle reddedildi ifade edildi.</p>
<p>Gerekçede, &#8221;Değinilen kararlarda, YÖK&#8217;ün yükseköğretime girişte farklı katsayı belirleme yetkisinin bulunduğu belirtilmiş, ayrıca farklı katsayı uygulamasında hukukun temel ilkelerine, Anayasa&#8217;ya ve ilgili yasalara aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır&#8221; denildi.</p>
<p>İdari işlemlerin, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygunluk denetimine tabi tutulduğu kaydedilen gerekçede, şu tespit yapıldı:</p>
<p>&#8221;Bir işlemin yetkili bir organ tarafından mevzuatta öngörülen yönteme göre tesis edilmesinin, bu işlemin sebep, konu ve maksat unsurları yönünden de hukuka uygun olduğu sonucunu yaratmayacağı tartışmasızdır. Dolayısıyla Yükseköğretim Kurulu&#8217;nun katsayı belirlemede yetkili organ olduğunun saptanmasının, bu idari merci tarafından tesis edilen düzenleyici işlemin, idari işlemlerin belirtilen diğer unsurları yönünden de hukuka uygun olduğu sonucunu yaratmayacağı açıktır.&#8221;</p>
<p>YÖK&#8217;ün 1998 yılında aldığı karara göre, uygulama devam etmekte iken 29 Haziran 2001 tarihli ve 4702 sayılı Yasa&#8217;nın 2. maddesi ile 2547 sayılı Yasa&#8217;nın 45. maddesine ek yapıldığı ve mesleki, teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan öğrencilerin istedikleri takdirde bitirdikleri programın devamı niteliğinde veya buna en yakın programın uygulandığı meslek yüksekokullarına sınavsız yerleştirilebilmelerine olanak tanındığı hatırlatıldı.</p>
<p>Gerekçede, &#8221;Yasa koyucunun, 2547 sayılı Yasa&#8217;nın 45. maddesindeki düzenleme ile mesleki ve teknik orta öğretim kurumlarından herhangi birini bitirip de mesleki ve teknik eğitim bölgeleri kapsamı dışındaki bir yükseköğretim programına girmek isteyen öğrencilere genel liselerle eşit katsayı uygulanmasını öngörmediği anlaşılmaktadır&#8221; denildi.</p>
<p>4702 sayılı Yasa&#8217;nın yürürlüğe girmesiyle farklı katsayı uygulanmasının yasa değişikliği yapılmadan idari kararla kaldırılmasının hukuken olanaklı olmadığı dikkate alınarak, 2547 sayılı Yasa&#8217;nın 45. maddesinde değişiklik öngören bir yasa hazırlandığı ve dönemin Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmayarak iade edilmesi üzerine bu değişikliğin yasalaşamadığı da hatırlatıldı.</p>
<p>Gerekçede, 1998 yılında alınan YÖK kararından sonra mevzuatta bu kararın aksine yapılmış bir yasal düzenleme bulunmadığı ifade edilerek, 1998 yılındaki YÖK kararıyla ilgili davalarda gerek Danıştay 8. Dairesi gerekse İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen kararlarda yapılan hukuki değerlendirmelerin bugün için de geçerliliğini sürdürdüğü vurgulandı.<br />
<strong><br />
&#8221;TEVHİD-İ TEDRİSAT KANUNUNA GÖRE İMAM HATİP LİSELERİ İMAMLIK, HATİPLİK GİBİ DİNİ HİZMETLERİN YERİNE GETİRİLMESİ İLE GÖREVLİ ELEMANLARI YETİŞTİRMEK ÜZERE KURULMUŞ LİSELERDİR&#8221;</strong></p>
<p>Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun YÖK&#8217;ün katsayı kararına yaptığı itirazın reddine ilişkin kararının gerekçesinde, mesleki-teknik liseler ile ilgili düzenleme yapılırken devrim yasalarından olan Tevhidi-i Tedrisat Kanunu hükümlerinin de göz önünde bulundurulmasının zorunlu olduğuna işaret edildi.</p>
<p>Gerekçede, Anayasa&#8217;nın eşitlik ilkesine vurgu yapılarak, devlet organları ve idare makamlarının da bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorunda olduklarına işaret edildi.</p>
<p>&#8221;Yasa önünde eşitlik&#8221; ilkesinin, yasalar karşısında herkesin eşit olmasını, ayırım yapılmamasını, kimseye ayrıcalık tanınmamasını gerektirdiği belirtilen gerekçede, &#8221;Durumlarındaki farklılıklar kimi kişi ve toplulukların değişik kurallara bağlı tutulmasına neden olabilirse de farklılık ve özelliklere dayandığı için bu tür düzenlemeler eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz&#8221; denildi.</p>
<p>Gerekçede, Anayasa&#8217;nın 42. maddesinde eğitim ve öğretimin, Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devlet&#8217;in gözetim ve denetimi altında yapılacağı, bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim kurumları açılamayacağı belirtilerek, &#8221;laiklik ilkesine uygun eğitim ve öğretimin öngörüldüğü, eğitim ve öğretim özgürlüğünün Anayasa&#8217;ya sadakat borcunu ortadan kaldırmayacağının vurgulandığı&#8221; kaydedildi. Bu maddenin amacının, kapsamlı ve nitelikli öğretim programlarıyla toplumu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak olduğu belirtildi.</p>
<p>Gerekçede, Anayasa&#8217;nın 130. maddesine göre ise üniversitelerin kuruluş amacının, çağdaş eğitim ve öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde ulusun ve ülkenin gereksinimine uygun insan yetiştirmek olduğu kaydedildi.</p>
<p>Gerekçede, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu&#8217;nda özel olarak düzenlenen imam-hatip liselerinin ise &#8221;imamlık, hatiplik ve Kur&#8217;an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek üzere, Milli Eğitim Bakanlığınca açılan ortaöğretim sistemi içinde, hem mesleğe hem de meslekle ilgili yüksek öğrenime hazırlayıcı programlar uygulayan öğretim kurumları&#8221; olarak tanımlandığı kaydedildi.</p>
<p>8 yıllık zorunlu ilköğretime geçilmesinden sonra 1739 sayılı Yasa&#8217;nın yükseköğretimin amaçlarına ilişkin hükümleri çerçevesinde, eğitim ve öğretim hakkının herkese fırsat ve imkan eşitliği dahilinde sunulabilmesi için ilgi, yetenek ve eğilimleri farklı olan öğrencilerin bu özelliklerine en uygun eğitim kurumlarına ve alanlara yönlendirilmesinin sağlanmasının zorunlu hale geldiği vurgulandı.</p>
<p><strong>&#8221;EŞİTLİĞE AYKIRI DEĞİL&#8221;</strong></p>
<p>Gerekçede, Yasanın öngördüğü bu amacı gerçekleştirmek için YÖK&#8217;ün 30 Temmuz 1998 tarihli kararı ile farklı katsayı uygulamasına geçildiği ve bu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığına işaret edildi.</p>
<p>Farklı katsayı uygulamasını kaldıracak idari düzenlemelerin, kesinleşmiş yargı kararlarına aykırılık oluşturacağının açık olduğu vurgulanan gerekçede, öğrencilerin mesleki ve teknik öğretime yönlendirilmesinin önemine işaret edildi.</p>
<p>Gerekçede, &#8221;Mesleki ve teknik eğitimin amacı dikkate alındığında belirlenecek katsayının da bu amaca yönelik bir unsur olduğu anlaşılmakla, mesleki-teknik eğitim görenlere kendi alanlarına yönelik tercihlerinde daha fazla katsayı uygulanması eşitliğe aykırı olmadığı gibi genel liselere de yükseköğretime girişte, farklı bir katsayı uygulanması da eşitsizliğe neden olmayacaktır. Aksi bir yorum, mesleki-teknik öğretimi işlevsiz kılacak, genel liselerin aleyhine bir durumun gerçekleşmesine de neden olacaktır&#8221; denildi.</p>
<p><strong>DEVRİM YASALARINDAN TEVHİD-İ TEDRİSAT KANUNU</strong></p>
<p>Gerekçede, mesleki-teknik liselerle ilgili düzenleme yapılırken Anayasa ve 1739 sayılı Yasa&#8217;nın yanısıra devrim yasalarından olan Tevhidi-i Tedrisat Kanunu hükümlerinin de göz önünde bulundurulmasının zorunlu olduğuna işaret edilen kararda, şu hususlara yer verildi:</p>
<p>&#8221;Mesleki-teknik liseler sadece teknik öğretim veren liseler olmayıp, imam hatip liseleri de bir meslek lisesidir. Tevhid-i Tedrisat Kanunu&#8217;na göre imam hatip liseleri imamlık, hatiplik gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek üzere kurulmuş liselerdir. Dolayısıyla mesleki-teknik öğretimden üniversiteye geçişi düzenlemek amacıyla getirilen sistemde, imam hatip liselerinin bu fonksiyonlarının da göz önünde tutulması yasal bir zorunluluktur.</p>
<p>Anayasa&#8217;nın 174. maddesine göre devrim yasalarının hiçbir hükmünün Anayasa&#8217;ya aykırı olduğu iddia edilemeyecek ve yorumlanamayacaktır. Dolayısıyla bu konuya ilişkin düzenlemede Tevhid-i Tedrisat Kanunu hükmünün ihmal edilmesi Anayasa&#8217;ya açık bir aykırılık teşkil edecektir.&#8221;</p>
<p><strong>&#8221;ZATEN ÜNİVERSİTE SINAVLARINDA BAŞARILI OLAMAYACAKLAR&#8221;</strong></p>
<p>Davalı YÖK&#8217;ün itiraz dilekçesinde, mesleki-teknik öğretim programının müfredatı itibariyle bu lise mezunlarının zaten üniversite sınavlarında başarılı olamayacağının belirtildiğine de yer verilen gerekçede, &#8221;İdarenin meslek liselerinin eğitim müfredatını değiştirmeden kendi ifadesiyle zaten gerçekleşmesi olanaksız bir amaç için düzenleme yapmasının hukuken kabul edilebilir bir yönü bulunmamaktadır&#8221; denildi.</p>
<p>Biri teknik lise diğeri imam hatip lisesi öğrencisi tarafından, YÖK&#8217;ün 30 Temmuz 1998 tarihli farklı katsayı kararının, &#8221;eğitim hakkını ihlal ettiği ve ayrımcılığa yol açtığı&#8221; iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuru yapıldığı anımsatılan gerekçede, AİHM&#8217;in &#8221;meslek lisesi mezunlarının yükseköğretime giriş sınavında meslekleri ile ilgili olan programlar dışında farklı bir alanda tercihte bulunmaları halinde farklı katsayı uygulamasının eğitim haklarını ihlal etmediğine, ayrımcılığa yol açmadığına ve bu anlamda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;ne aykırı bir uygulama olmadığına karar verildiği ve başvuruların kabul edilemez bulunduğu&#8221; belirtildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulsever.com/danistayin-katsayi-itirazi-red-gerekcesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

